Çeviride Teknolojinin Önemi

Eskiden çok eskiden daha bilgisayar icat bile edilmemişken, çeviri yapmanız için gerekenler kağıt-kalem ve sözlüklerimizdi. Elbette bu günler geride kaldı. Bu işe gönül verenler ya da geçimini bu işten sağlayanlar çalıştıkları büroların gerekliliklerine ve piyasa koşullarına uyum sağlamak için teknolojik gelişmeleri takip etmek, hatta bu teknolojilere yatırım yapmak zorunda kaldı.

Tüm bunların yanında, öğrendiğiniz ve para vererek yatırım yaptığınız bu yazılımların faydalarını çevirmenden çok, son müşteriler ve kısmen de bürolar görüyor. Müşteriler eskiden profesyonel olarak aldıkları Masaüstü Yayıncılık (DTP) hizmetini de ücretsiz olarak çevirmenlerden bekler oldular. Öyle ya saatlerimizi vererek öğrendiğimiz ve belki de 1 hafta ya da 1 aylık çalışmamızın bedeli kadar para ödeyerek satın aldığımız bu programlarla çeviri yaparken, eşleşmeler/tekrar edenler vs gibi onlarca indirim yapmak zorundayız.

Peki bu teknolojik gelişmeler çevirmenin yararına mı, yoksa doğrudan hizmeti satın alanların yani müşterilerin yararına mı?
Olaya bu yönüyle baktığımızda, birçoğumuz muhtemelen müşterilerin yararına diyecektir. Aslında öyle değil. Müşteri açısından bakıldığında bir hizmeti daha uygun maliyetlerle alabilmek elbette söz konusu, ama şirket bütçesi olarak bakıldığında, örneğin çeviri/yerelleştirme gideri olarak ayrılan bütçeleri bu nedenle azalmış değil, aksine aynı bütçeyle daha fazla çeviri yaptırabilecekleri için iş hacimleri artmış durumda.
Eski tarz çeviriler daha emek yoğunluklu olduğundan elbette daha pahalıya mal olan bir hizmetti. Bu açıdan bakıldığında, bir çok firma maliyetlerden dolayı -en basiti- firmasının Web sitesini başka dillere çevirtmekten imtina ederken, şimdi ise daha uygun maliyetlerden dolayı bir kaç dile birden çevirtmiş durumda.
Teknolojinin nimetlerinden müşteriler faydalanıyor gibi görünse de; harcanan emek ve bu emeğin karşılığında elimize geçen para açısından bakıldığında ve özellikle bu tarz teknolojilerin, kaliteyi düşürmeden (aksine daha da arttırarak) daha uygun maliyetlerle hizmetin bulunabilirliğini arttırması nedeniyle iş hacmindeki artış göz önüne alındığında, aslında çevirmenlerin faydasına olduğu görülüyor.
Ayrıca geçmiş işleri kapsayan çeviri belleklerinin yardımıyla (eski çevirilerin kaliteli olduğu varsayımıyla) pek de uzmanı olmadığınız olmadığınız konularda çevriler yapmak da mümkün; terminoloji ve tutarlılık açısından bu çeviri belleklerinden (TM) faydalanmak suretiyle.
Her meslek kendi alanında yaşanan teknolojik gelişmelere ayak uydurmak zorunda. Aksi durumda sadece çağın gerisinde kalmış olmakla kalmayıp ciddi bir gelir kaybı hatta iş kaybı da kaçınılmazdır.

SDL TRADOS Kullanımı-1

Sektörde en yaygın kullanılan CAT aracı; SDL firması tarafından satın alınmasından sonra 2009 yılından itibaren programın adını ve arayüzünü değiştirerek SDL Studio olarak piyasaya sunuldu. SDL Studio gerek desteklediği formatlar gerek dosya dönüşümlerinde daha etkili olması nedeniyle Trados’un yerini almaya başladı.

Trados adını Translation ve DOS işletim sistemlerinin birleşiminden almıştır. Kullanımı diğer araçlara göre nispeten daha karmaşık gibi görünse de piyasanın en bilinen ve en eski programlarından biri olmasından dolayı çoğu firma tarafından ilk sırada tercih edilmektedir.

Programın 2 temel versiyonu vardır: Freelancer sürümü (aynı anda sadece tek bir veritabanı çalışabilir ve aynı ağda sadece tek bir Trados çalıştırabilirsiniz) ve LSP (Language Service Provider) sürümü.

LSP sürümü bürolar içindir ve ister aynı ister farklı veritabanlarıyla ağ üzerinden aynı anda birden çok kişinin çalışmasına olanak verir.

Gelelim programın kullanımına;

Veritabanı, adına Workbench dediğimiz ayrı bir arayüzde çalışır ve doğrudan Word üzerinde çalışabileceğiniz gibi HTML, XML, inDesign vs gibi birçok formattaki dosyalarla, bu dosyaları TagEditor’e dönüştürerek çalışabilirsiniz.

Workbench görünümü:

111813_1106_SDLTRADOS1.png

Workbench, çeviri belleğimiz yani Translation Memory (TM), olarak çalışacağı için Trados ile çalışırken mutlaka açık olmalıdır. Geçmiş çevirileri, aralarında farkları, benzerlik oranlarını ve farklı kelimeleri Workbench’te göreceğiz.

Daha anlaşılır olması açısından, Word üzerinde Trados ile çeviri yapmayı resimli bir şekilde gösterelim:

Ekran Alıntısı

Workbench üstte Word dosyası altta olacak şekilde dosyaları açalım. Ekrandaki dosya sürümü Word 2007’dir ancak 2003 sürümünde de Trados sekmesi vardır(programın bilgisayarınızda kurulu olduğu varsayılarak). Başlamadan önce programın klavye kısayollarını öğrenmenizi tavsiye ederim.

Genel tuş kombinasyonları aşağıdadır ve sık kullanılanlar vurgulanmıştır. 

Open/Get
[Alt]+[Home] tuşları
Çeviriye başlayacağımız cümlenin üzerine geldikten sonra, bu kombinasyon tıklandığında, çevrilecek cümle (segment) açılır ve TM’imizde herhangi bir eşleşme var ise getirilir
Open Next Non 100%
[Ctrl]+[Alt]+[Home] tuşları
Bu kombinasyon tıklandığında TM’de birebir aynı (%100 Match) olan segmentler atlanarak, çeviri gerektiren ilk cümle açılır
Set/Close Open/Get
[Alt]+[+] Numerik tuş takımında
Cümlenin çevirisini yaptıktan sonra, programa, bunu veritabanına kaydet ve bir sonraki cümleyi aç komutu veren kısayol
Translate to Fuzzy
[Alt]+[*] Numerik tuş takımında
Cümlenin çevirisini yaptıktan sonra, programa, bunu veritabanına kaydet ve bir sonraki çevrilmemiş (%100 olmayan) cümleyi aç komutu veren kısayol
Set/Close
[Alt]+[End] Tuşları
Cümlenin çevirisini yaptıktan sonra çeviriyi veritabanına kaydedip TM’in Word eklentisini kapatmak için “Kaydet ve çık”
Restore
[Alt]+[Del] Tuşları
Cümleyi veritabanına kaydetmeden açılan sekmeyi kapatmak için (kaydetmeden çık)
Copy
[Alt]+[Ins] Tuşları
Üstteki Kaynak metni alta kopyalamak için
Concordance
[Alt]+[üst Ok]
Geçmiş çevirler içinde kelime ya da kelime öbeği araması yapmak için aranacak kelimeyi yada öbeği vurgulayıp uygulanacak kombinasyon

 Çeviri Yapmaya başlamak için ALT ve Home Tuşlarına basıyoruz:

Adsız

Karşımıza çıkan ekranda Sarı kısma çevirimizi yapıp ALT (Word 2007’de Shift de olabilir) ve Artı (+) tuşlarına basıyoruz:

İlk segmentimizi çevirdik ve veritabanına attık, ikinci cümleyi Trados’un daha anlaşılır olması açısından ilk segmente biraz benzettim. Diyelim ki metnin içinde “Normal Lenses Users’ Guide” diye başka bir cümle var ve çeviriyi yaparken karşımıza bu cümle geldi, sonuç:

Adsız2

Bu şekilde çevirimizi yapmaya devam ediyoruz.

Çeviri tamamlandığında, dosyayı kapatacağımız veya kaydedeceğimiz zaman Kaydet-Çık /Kaydetmeden Çık tuş kombinasyonlarından herhangi biri ile Workbench’in Word üzerinde açtığı sekmeyi kapatıp, dosyanızı kaydedebilirsiniz.

Trados kullanımının ilk dersi burada son buluyor.

İkinci derste veritabanı oluşturma, var olan veritabanlarını export etme veya veritabanına import etme, Dosya analizi yapma ve Çevirisi biten dosyayı” Clean” hale getirme, yani gizli metin olarak görülen İngilizceleri dosyadan kaldırma konularına bakacağız.

Bilgisayar Kullanımının Çeviri Hızı ve Kalitesine Etkisi

Genel anlamda piyasa eğilimine baktığımızda, kadrolu/tam zamanlı ya da sektörel deyişiyle in-house çevirmen sayısı serbest (freelance) çalışan çevirmenlere oranla oldukça azdır. Çeviri sektörünün yükünü büyük oranda serbest (freelance) çevirmenler çekmedir. Freelance çevirmenlerle yapılan iş sözleşmeleri ise çevirdikleri kelime/karakter başına ücretlendirme üzerinden olduğundan freelance çevirmenin çeviri ve yazım hızı onun günlük/haftalık/aylık kazanacağı parada çok büyük önem taşımaktadır. On parmak yazabilen bir çevirmen, bilgisayar klavyesini kullanmaya pek de alışkın olmayan diğer çevirmene oranla çok daha hızlı yazacağından günlük ortalama üretimi ve bunun üzerinden kazanacağı para da çok daha fazla olacaktır.

Elbette sadece klavyeyi etkili ve hızlı kullanmak tek başına ciddi bir atış yaratmayacaktır. Bunun yanında klavye kısayollarını etkili kullanmak (örneğin, kopyala-yapıştır işlemini Mouse yardımıyla değil de CTRL+C ve CTRL+V şeklinde yapmak; sekmeler arasında geçişi yine Mouse üzerinden değil de ALT+Tab tuşlarıyla yapmak gibi) hız artışını sağlayan önemli bir etkendir. Word’de yazılmış bir yazının baş harflerini büyük harfe çevirmek için Shift+F3 tuşlarına basarak 5 saniyede tüm dosyayı düzenleyebileceğimi öğrendiğimde, yaklaşık 2 saatlik bir işgücü yanıma kar kalmıştı.

Kaldı ki, Trados vs gibi Çeviri Araçları ile çalışıyorsanız, Programın kullanımını bilmek dışında genel bilgisayar kullanımınızın da iyi olması gerekmektedir. Programda karşılaşabileceğiniz bir hata doğrudan programın kendisi ile olmayabilir, Java versiyonu veya .Net sürümünüz ile de ilgili olabilir. Örneğin bir dosyanın 2003 Word (doc) sürümünü Trados ile saydırdığınızda alacağınız analiz sonuçları ile 2007-2010 (docx) sürümleriyle ile alacağınız analiz sonuçları arasındaki farkı anlamak için XML tabanlı çalışma hakkında genel geçer bir bilginiz olmalı ve Trados’un bunları nasıl tag olarak okuduğunu bilmelisiniz. Dosyanın kelime sayısını Word üzerinden aldığınızda örnek olarak 1000 kelime çıkıyor ama Trados ile sayım yaptığınızda Trados kelime sayısını 1800 civarı gösteriyorsa,  dosyanız muhtemel XML tabanını kullanan yeni sürüm (.docx uzantılıdır) bir dosyadır. Onu 2003 veya önceki sürümlerden (doc veya RTF) biri olarak kaydedip saydırırsanız gerçek kelime sayımını bulabilirsiniz.

Kısacası, çevirmen yaptığı işten aynı zaman diliminde, kalitesinden ödün vermeden daha çok kazanmak ya da kendine daha fazla zaman ayırmak amacıyla daha kısa sürede daha hızlı çeviri üretmek istiyorsa, güncel bilişimsel teknolojik gelişmeleri takip etmeli, daha hızlı yazmanın yollarını araştırmalı ve özellikle MS Word ile sık çalışıyorsa programın klavye kısayollarını mutlaka öğrenmelidir.

 

Çevirmen Nasıl Olmalı

Çevirmen için en önemli nokta, geniş bir genel kültürü olmasıdır. Çevirmen çevirdiği (Kaynak dili) elbette bilmeli ancak, kendi dilini (hedef dili) çok iyi kullanabilmelidir. Çevirmen kendini sürekli okuyarak beslemeli ve bunun yanında güncel haberleri ve gelişen olayları hem hedef dilde hem de kaynak dilde sürekli takip etmeli. Genel kültürün dışında, çevirmen hangi konuda kendini geliştirmiş ise (hukuk, medikal, teknik, bilişim vs.) özellikle o konuya ilişkin son gelişmelerle kendini ve bilgi dağarcığını sürekli güncellemelidir.

Gelişen teknolojik araçları takip etmeli ve terminolojik bilgilerini sürekli güncel tutmalıdır. Unutulmamalıdır ki dil yaşayan bir varlıktır.

Çevirmen çevirdiği bir cümleye son noktasını koymadan önce o cümleyi bir de okuyucu gözüyle son kez okumalı ve metnin kendi dilinde yazılmış olduğu tadını aldığı anda o son noktayı koymalıdır.